Cuma, Ağustos 2nd, 2013

girdiğim her yolun tam ortasına dikilmiş beni bekliyorsun!

girdigim-her yolun-tam-ortasina-dikilmis-beni-bekliyorsun

zannediyorlar ki ben hep uyduruyorum.

seni yazmak için,
ya da seni konuşmak için.

uydurmak yalan söylemekse
ben o kadar güzel yalan söyleyemem ki,
hemen yakalanırım.
ama beni hala yakalayamadılar seninle,

düz mantık demek ki sen yalan değilsin

o zaman ben de yalancı değilim.

sen yalan olsan,
ben yalancı olurdum.

yalancı olduğuma değil de
yalan olduğuna üzülürdüm en çok.

seni hiç görmediler demi?
görmesinler

bırak seni yalan,
beni yalancı bilsinler.

dünyanın en güzel yerinden
dünyanın en güzeline bakıp
demek istemezdim ki;
sen de yalansın.

dünyanın en güzeli çok güzel.
o yüzden çok gerçek.

çok realist bir tutumla,
bütün ablukaları kaldırıp,
basılmaması gereken çimlerin ortasına gelip,
yerden bir papatya alıp,
seviyor-sevmiyor diye fal bakmadan,
seviyor deyip,
sevdiğim sevene veresim var.

sevdiğim çok güzel,
muhsin ünlü gibi
bakmazsam aynaya ben de güzelim.
ama bakarım ben aynaya,
bu kabullenişim ondan.
sevdiğim çok güzel.
ben sadece güzeli sevenim.

sevdiğim en güzeli de alıp,
sevme ihtimalim olan muhitlere gidesim var.

mahalle maçlarında kaleye geçmeyen ben.
yediğim meybuz kaplarını çöpe atmayıp,
evde, kendime meybuz yapan ben.

saçların çok güzel.
sen kadar değil.

seni övmek için başlanmamış bu satırlar,
senin güzelliğinle karmaşıklaşıyor.

girdiğim her yolun tam ortasına dikilmiş beni bekliyorsun,
ben girdiğim her yolda senin olacağını bildiğimden,
yön kavramımı sıfırlıyorum.

bütün uydu beslemeli navigasyonlar yanlış.
hep kuzeyi gösteren kutup yıldızım.

Celal Yıldız
12:29 // 30-31 Temmuz, 1-2 Ağustos 2013

* Resimdeki şiir Nilgün Marmara’ya aittir.

 

Paylaşabilirsin!

| Kategori Şiirler



Yorum Yaz!