'Günce' Kategorisindeki tüm yazılar

Çarşamba, Kasım 30th, 2016

Eyvah! Necdet de Gitti!

eyvah-necdet

Kategori Günce | Yorum Yaz »

 

Cuma, Eylül 20th, 2013

devlet diyor ki;

Arkadaş 12 sene okuyacaksın.
sonrası sana kalmış.
Tamam.
Ama öyle kafana göre değil,
ilkokul ve ortaokulu hele bi bitir,
sonra ben sana bir sınav sokacam,
pardon sınava sokacam,
her sene değiştirdiğim puanlama sistemine göre istediğin okula yerleşebilirsin,
yerleşemeyebilirsin de garantisi yok.
liseyi de hele bi bitir,
sonra ben sana… seni bir sınava daha sokacam.
bu da hemen hemen her sene değişen bir sisteme sahip.
yine istediğin üniversiteye, istediğin bölüme değil,
benim her sene değiştirdiğim sisteme göre kazanabildiğin bölümü okuyacaksın.
orayı da hele bi bitir,
iş mi var zannettin, yok!
önce ben bir torpilli listesindekileri sözleşmeli olarak kurumlarıma alayım,
dur daha.
sonra onlar için kanun çıkartıp hepsini kadroya alayım.
sonra kalan kadrolar için seni tekrar sınava sokacam.
siz 200 kişi açtığım kadroya 200 bin kişi bi başvurun.
ben yine puana göre bir sıralama yapıp alacam sizleri.
ya dur.
ben bi vekilimin kardeşini, kuzenini
senin başına müdür olarak getireyim.
o yaptığın işten anlamaz; ama güzel imza atar.
bir de güzel emir verir.
hee bir de solitaire-de her açtığı fal oluyor,
dilekleri kabul olacak.

akademik kadro ?
orası da beni bağlar da ileri ki süreçte.
sen önce hocalarla işini hallet.
hocam 4 sene okudum,
o da yarım dönem yan dal yaptı, çift anadal yaptı, sınavdan sınava gelip kendisini gösterdi ya,
yetmez mi ?
öncelik onun.

şikayetim şahsi değil,
genel, baki ve sürüp-gidecek düzene.

ömür kısa yaşayın deniyor ya,
yaşatmıyor, yaşayanlar.
devlet

Kategori Günce | 1 Yorum »

 

Perşembe, Eylül 5th, 2013

milli takım

milli-takim

Kategori Günce | Yorum Yaz »

 

Cumartesi, Ağustos 31st, 2013

Anastrazolün sıçan testisi üzerindeki etkisi alanında çalışma

 

Önce haberi okuyun: http://goo.gl/yN5U6s

Yani adam kısaca şunu demiş, bu başlıklarda tez hazırlayan bizim torpilliler var, zaten bu ilanı da onları almak için verdik. Genel bir konu yerine direkt tezin adını yazdık ki, kazayla aynı konuda başka biri de çalışma yapmıştır, başvurur felan, durduk yere olay çıkmasın.

Sonra bu insanlar geliyor, ben sizin hocanızım. Dersine girdiği öğrencilere bu noktaya kolay gelmedim diyorlar mıdır acaba ?

Kıç yalamak zor zanaat vesselam.

Kategori Günce | Yorum Yaz »

 

Perşembe, Ağustos 29th, 2013

21 yıl sonra.

1970’lerde büyük aşk yaşayan, birlikte işler üreten iki performans sanatçısı, Marina Abramovic ve Ulay, 1989’da ilişkilerini ruhsal bir yolculukla bitirmeye karar verirler. Çin Seddi’nin iki ayrı ucundan yürümeye başlayıp ortada buluşurlar. Birbirlerine son kez sarılır ve bir daha görüşmemek üzere ayrılırlar.

2010’da Marina Abramovic MoMA’da bir retrospektif sergi açar. Serginin bölümlerinden birinde, Abramovic bir sandalyede otururken masanın diğer tarafındaki sandalyede de tanımadığı kişiler 1 dakika boyunca oturur, konuşmanın olmadığı, sessizliğin paylaşıldığı bir oturuştur bu.

Ancak birden Abramovic’in hiç beklemediği bir şey olur ve karşısındaki sandalyeye Ulay gelip oturur…

* * *

Marina Abramović and Ulay, two performance artists were once lovers. After working together from 1976 till 1989, they decided to end their relationship with a spiritual journey and they started to walk from the two ends of the Great Wall of China. They meet up for just one last time in somewhere middle of the Wall, hug each other and separated forever…

In 2010; during the Abramović’s retrospective performance at MoMA (“The Artist is Present”) Abramović sits on a chair, and the the chair on the other side is available for the people. Visitors come and sit on the other chair for 60 seconds one by one.

And suddenly a visitor comes and sits on the other chair in front of Abramović…

Yes, he was Ulay, after 21 years…

Kategori Günce | Yorum Yaz »

 

Perşembe, Ağustos 22nd, 2013

‘Suriye Kimyasal Silahlar Kullanacak’ Yalanına Tepki

Kategori Günce | Yorum Yaz »