'Şiirler' Kategorisindeki tüm yazılar

Pazar, Nisan 5th, 2015

Evlenme Teklifi

“Bir yastıkta kocasınlar”
desinler bize.
Evlenir misin,
her tarafı zaten
sen olmuş benimle ?

Celal YILDIZ  2014/ Hasdal-İstanbul

Kategori Şiirler | Yorum Yaz »

 

Perşembe, Mayıs 15th, 2014

kapkara bir gün gibi!

Kapkara bir gün gibi,
kapkara geçti.

ormanları katletmeyin,
oksijen lazım yerin iki kilometre altına.

ormanları katletmenizin
hiçbir alakası yok madendeki oksijenle.

ama katledilmeseydi ormanlar
ve biz daha çok çekebilseydik oksijeni içimize
ve alabilselerdi eğer
onlar 
soluduğumuz havayı,
bölüştürüp verirdi
yetmişbeş milyon can.

ve yetmişbeş milyon can izlerken onu
hep kara göründüğünden olsa gerek,
300 arkadaşını göçükte bıraktığı halde,
sedyeye yatarken ayakkabısını çıkarmak istemesi.

o kapkara karalığıyla tertemiz dururken yetmişbeş milyondan.

01:40 / 15.05.2014 / Celal Yıldız

 

Kategori Şiirler | Yorum Yaz »

 

Çarşamba, Ağustos 21st, 2013

daha neyi

karmakarışık cümleler kurmayacağım.
şiirimsi dizeler yazmayacağım.
yazıyordum, vazgeçtim, sildim.
ben sana göğsümde ispatladım, daha neyi.
çabası nedir hata aramanın.
dümdüz yola engebe.
koyma.
daha yeter arama hata.
düşünmediğim şeyleri düşünmüş olmam,
öyle düşündün diye.
söksen yerinden, görsen.
parçaları.
karmakarışık cümleler kurmayacağım.
anlaşılmamak için değil de,
anlaşılmak için.
anla.

Kategori Şiirler | Yorum Yaz »

 

Cumartesi, Ağustos 17th, 2013

onyediağustosbindokuzyüzdoksandokuz

17-agustos-1999
Onyedi Ağustos!

herkes bihaber!
televizyon izliyor,
gazete okuyor gece gece,
araba kullanıyor,
çocuğunu emziriyor,
namaz kılıyor,
Kur’an okuyor,
dua ediyor,
şükrediyor,
kahrediyor,
küfrediyor,
şiir yazıyor,
aşık oluyor,
aşık olunan oluyor,
rakı içiyor,
şerbet içiyor,
çay demliyor,
çay içiyor,
eşiyle tartışıyor,
çocuğuna uyu artık diyor.

sonra herkes bihaber!
herkes uyuyor!
çocuklar ölüyor,
kadınlar ölüyor,
yaşlılar ölüyor,
taşlar düşüyor ardarda,
taşlar kırılıyor,
taşlar dökülüyor
koca koca,
çaydanlık devriliyor,
dualar yarım kalıyor,
şiirler yarım…

şimdi bu adam,
ailesiyle içinde oturduğu evin,
üstüne mi oturmuş?

Celal Yıldız
00:25 / 17 Ağustos 2011
17agustos

Kategori Şiirler | Yorum Yaz »

 

Cuma, Ağustos 2nd, 2013

girdiğim her yolun tam ortasına dikilmiş beni bekliyorsun!

girdigim-her yolun-tam-ortasina-dikilmis-beni-bekliyorsun

zannediyorlar ki ben hep uyduruyorum.

seni yazmak için,
ya da seni konuşmak için.

uydurmak yalan söylemekse
ben o kadar güzel yalan söyleyemem ki,
hemen yakalanırım.
ama beni hala yakalayamadılar seninle,

düz mantık demek ki sen yalan değilsin

o zaman ben de yalancı değilim.

sen yalan olsan,
ben yalancı olurdum.

yalancı olduğuma değil de
yalan olduğuna üzülürdüm en çok.

seni hiç görmediler demi?
görmesinler

bırak seni yalan,
beni yalancı bilsinler.

dünyanın en güzel yerinden
dünyanın en güzeline bakıp
demek istemezdim ki;
sen de yalansın.

dünyanın en güzeli çok güzel.
o yüzden çok gerçek.

çok realist bir tutumla,
bütün ablukaları kaldırıp,
basılmaması gereken çimlerin ortasına gelip,
yerden bir papatya alıp,
seviyor-sevmiyor diye fal bakmadan,
seviyor deyip,
sevdiğim sevene veresim var.

sevdiğim çok güzel,
muhsin ünlü gibi
bakmazsam aynaya ben de güzelim.
ama bakarım ben aynaya,
bu kabullenişim ondan.
sevdiğim çok güzel.
ben sadece güzeli sevenim.

sevdiğim en güzeli de alıp,
sevme ihtimalim olan muhitlere gidesim var.

mahalle maçlarında kaleye geçmeyen ben.
yediğim meybuz kaplarını çöpe atmayıp,
evde, kendime meybuz yapan ben.

saçların çok güzel.
sen kadar değil.

seni övmek için başlanmamış bu satırlar,
senin güzelliğinle karmaşıklaşıyor.

girdiğim her yolun tam ortasına dikilmiş beni bekliyorsun,
ben girdiğim her yolda senin olacağını bildiğimden,
yön kavramımı sıfırlıyorum.

bütün uydu beslemeli navigasyonlar yanlış.
hep kuzeyi gösteren kutup yıldızım.

Celal Yıldız
12:29 // 30-31 Temmuz, 1-2 Ağustos 2013

* Resimdeki şiir Nilgün Marmara’ya aittir.

 

Kategori Şiirler | Yorum Yaz »

 

Pazar, Temmuz 21st, 2013

zaten kıraathanedir aslı kahvehane denilen çayevinin.

zaten kıraathanedir aslı kahvehane denilen çayevinin.

dünyanın en güzel yerinden bakarım sana,
tek gözümü kısıp.
dünyanın en güzeli çok güzel.
dünya,
dünyanın en güzeliyle güzel.
güzel, güzel.

orhan gencebay bitmeden taksiden inilmemesi gerektiğini
söyleyene,
durduğunda dünyası,
durdurun dünyayı inecek var diye cevap veresim var.

yemeklerden sonra çay ikramdır.
ortası-sadesi-şekerlisi söylenmez.
çayla senin arana girmez çayı getiren.
ortasına-şekerine sen karar verirsin.
en fazla demini söylersin, söylerken.

çayevi vardır, kahvehaneler yalan.
onlar çayın imparatorluğunu inkar ederken bile,
kahvehanede çay satan bir devşirme grup.

zaten kıraathanedir aslı kahvehane denilen çayevinin.

dünyanın en güzel çayı,
evin salonunda dem-le gelen çaydır.
kuraldır içmeyen göğse yatar,
içen göğse yatana dökülme ihtimalini göz önüne alıp,
kafasını yana çevirerek içer aşk-la.

uyuduysa göğse yatan ikinci bardak haramdır.

zaten aşk denilen şey,
göğüsle-dem arasında.

yeni anlamsız dizeler üzerinde çalışırken
aklıma masal-lar geliyor.

masal-lar geliyorsa akıl güzeldir.
masal-lar gelecek.

cüneyt arkın’a yıktıracam bizans-ı da.
cüneyt arkın benden.

cüneyt arkın’a anlatılan masal
abla-yla başlayacak.

babalar hisseder.

babalar çay içerken masallar koşturacak.
eşşoğlununsıpası.

04:02 / 21 Temmuz 2013
Celal Yıldız

Kategori Şiirler | Yorum Yaz »